Is Tropical ile İstanbul ve müzik üzerine…

İstanbul’da en çok ne yapmayı seviyorsunuz? Bir önceki ziyaretinizde yaşadığınız en komik an neydi?

İstanbul ile ilgili her şeyi sevdik. İnanılmaz coşkulu ve iyi atmosfere sahip bir şehir. Bir İngiliz olarak söylemem gerekiyor ki; yemekler harikaydı. Türk yemeklerini herkese tavsiye ederdim. Biz aslında Doğu Londra’da, Türklerin de olduğu bir bölgede yaşıyoruz ve oradan da bu otantik yemeklere aşinayız. Ses teknisyenimiz adeta 70’lerden kalmış gibi görünen bir ceketi yanlışlıkla almıştı ve ceket kötü gözüküyordu. Sonradan fark ettik ki, aslında amcasının en sevdiği ceketi o mekanda bırakmış. Biz de ona çok gülmüştük. Ertesi gün yine aynı arkadaşımız eBay hesabını bilgisayarında açık unutmuştu ve biz de amcasına çeşitli hediyeler yollamıştık.

Üçüncü stüdyo albümünüz Black Anything’i geçtiğimiz mart ayında yayınladınız. Yeni bir albüm yapmaya ve kaydetmeye tam olarak ne zaman karar verdiniz?

Aslında tamamen organik bir şekilde oldu. Yeni albüm yapalım diye karar vermemiştik. Evden uzakta, yollardaydık ve şarkılar yazıyorduk. Bir yerlere vardığımızda da kaydediyorduk. Gittiğimiz olağanüstü yerlerde stüdyolar kurduk. Bu mekanların atmosferinden ilham alıp, kayıtlar yapmaya çalıştık. 2014 sonunda kayıtlara başladık ve projenin uzaması yüzünden de 2015 sonunda albümü bitirebildik. Çok fazla çalıştık, ama en iyisini yaparak da bunu kendimize kanıtladık ve bu bizim için harika bir ödül oldu.

Black Anything albümünün tasarımı çok iyi ve etkileyici gözüküyor. Plağın üzerine harita koymak kimin fikriydi ve bunu neden istediniz?

Albümü beş farklı kıtada kaydettik, dolayısıyla görselin de projenin global tarafını ön plana çıkarmasını istedik. Projenin bizim için ne kadar muhteşem olduğunu, fiziksel olarak da dinleyicilere yansıtmak istedik. Beş transparan plaktan her biri bir kıtayı temsil ediyor ve üst üste gelince dünya haritası tamamlanmış oluyor. Aynı zamanda fotoğrafçı David Abrahams ve tasarımcı Christian Ashton ile bu tasarımlarla uyumlu olacak, her kıtayı temsil eden 10 inçlik posterler de hazırladık. Nasıl bir şekilde kaydettiğimizi ve bundan mutluluk duyduğumuzu bilmelerini istedik.

Bu albümünüze kadar Kitsune ile çalışıyordunuz, ancak son albümünüz Axis Mundi Records’dan çıktı. Bugüne kadar yayınladığınız albümler ve onca EP’den sonra neden plak şirketinizi değiştirdiniz?

Kitsune ile çalışmak bizim için her zaman bir zevkti ve onları hala çok seviyoruz. Crystal Fighters’ten Graham ile yeni bir plak şirketi üzerine bir süredir konuşuyorduk. Graham, ilginç ve yaratıcı projeler yapmak ve bu şekilde yayınlamak istiyordu. Black Anything de bunun için çok iyi bir fırsattı ve biz de bunu tek başımıza yaparak değerlendirmek istedik. Axis Mundi ekibi ile New York’ta bir stüdyo kurduk ve Black Anything de tam olarak bu şekilde başladı. Bu plak şirketi tamamen yaratıcılık ve iş birliği üzerine kurulu.

2013’teki Moğolistan ziyaretinizi de merak ediyorum aslında. Gerçekten radikal bir konser ve hatta Vice tarafından hazırlanan bir belgeseliniz bile var. Bu tip şehirleri yeniden ziyaret etme planınız var mı?

Moğolistan gerçek dışı ve olağanüstü bir deneyimdi. Elimizde böyle bir şans olduğunu öğrendiğimizde, hemen atladık. Bizim için en ilginç şey; tüm dünyayı gezmek ve farklı insanlarla tanışmak. Bugüne kadar birçok grubun gitmediği çeşitli yerlerde çaldık ve böyle mekanlarda çalmaya da devam etmek istiyoruz.

Babylon Soundgarden Festival katılımcılarına ne söylemek istersiniz? Herhangi bir sürpriziniz var mı?

Festivalde çalacağımız için oldukça heyecanlıyız. Birkaç gün boyunca şehirde olacağız ve herkesle takılmak isteriz. Yanımıza gelin merhaba deyin ve birlikte takılalım.